Header Pic Header Pic
Header Pic
Header Pic
Header Pic  PfeilAnasayfa arrow Köyümüz Hakkında Header Pic
Header Pic
BOĞAZKÖY
Tarihçe
Köy Yönetimi
Köyümüz Hakkında
Köyümüz Sakinleri
Örf Adet ve Gelenekler
Yitirdiklerimiz Galerisi
Boğazköy Spor
Sosyal Yapı
Cografi Konum
Ekonomik Yapı
Yemeklerimiz
Etkinliklerimiz
Projelerimiz
Faydalı Lİnkler
Yararlı Bilgiler
BODER
İlk Yardım
Anketler
Ziyaretçi Defteri
BANKA HESAP NUMARASI
KISA HABERLER
Aile Hekimliği başladı
Perşembe, 28 Ocak 2010
Details ...

Tiyatroya Gidiliyor
Pazartesi, 08 Mart 2010
Details ...

Hava Durumu

Rüzgarın zaman zaman sert, kimi zaman meltemsi esintisi, sallanan yapraklar, yazın verdiği serinlik kışın verdiği üşüme hissi hafif bir ürperti. Köyümüzün olmazsa olmazlarındandır.

                                          

Bogazköy; Sakarya ili sınırları içerisinde Geyve ilçsine bağlı küçük bir köydür. Bilecik – Eskişehir karayolu üzerinde Doğançay sapağından girince 4 km gitmeniz gereken, orman ile insanların ve diğer canlıların kaynaştığı bir ortamdadır. Karşıdan bakıldığında, mevsim yaz ise yapraklardan pek birşey gözükmez. Yeşil içinde koybolur herşey. Yolumuz, Doğançay’dan başlayıp, demirköprüyü de içine alarak kimi zaman Sakarya nehrine nispet yaparcasına kıvrılarak devam etmektedir.

               

Bir tarafında Doğançay köyü, öbür tarafında Kışlaçay (Yeniköy) sınır komşusudur. Konumunun verdiği iklimsel özelliklerinin başında bol rüzgarlı olması vardır. Geyve ilçesinden adını alan “Boğaz” çıkış olarak köyümüzde son bulmaktadır.

Demir köprüden sonra, çiftlik dediğimiz mevkiiye gelinir. Burada ekime el verişli topraklarımız vardır.

Gelişmeyle paralel olarak köyümüzden yer alarak yerleşenler bulunmaktadır. Bunlardan biri ailece yer alıp yerleşen, hayvan sever kişiliği ile tanınan “Köpek Çiftliği” sahibi komşumuzdur. Bu çiftlik çeşitli ırklara ait köpeklerle birlikte sokak köpeklerine de  ev sahipliği yapmaktadır. 

Köy’e yaklaşırken Kırmalık Mahallemize çıkan yolda tabelayı görünce saparsınız, geriye dönmenize gerek kalmaz. Bu mahallenin adı, ilk kuruluş sırasında ormanlık alanın kırılarak açılmasından gelmekte olduğu rivayet edilmektedir. Kırmalık mahallesinde bugün 18 hane bulunmaktadır.

                 

Sakarya nehri kıyısına parallel uzanan tarlalarımız, açılan kum ocaklarının su seviyesini düşürmesi ve tarlalarımızın verimsizleşmesi neticesinde verimli tarım yapılamaması bu arazilerde insanlarımızı konut inşaatlarına yöneltmiştir.

                

Sonra tavuk çiftlikleri başlar. Tek katlı uzun yapılar kendilerini göstermektedir. Aynı zamanda köyün merkezinede yaklaştığınızın habercisidir bu yapılar. Eskiden “germe” diye bilinen küçük derenin üzerinden geçtiğinizde köye girmişsiniz demektir. “Germe” eskiden hayvanların çiflik mevkiine geçip ekili alanlara zarar vermemesi için yapılmış ve gelip geçenlerin açıp kapattıkları ve sürakli kapalı tutulduğu bir köy kapısı idi. “Germe” den sonra hemen yukarı sapıldığında bir başka haneler topluluğuna ulaşılır. Yol ileride biter. Oradaki sakinlerimizle tanıştıktan sonra geri döner ve yolunuza, köy merkezine doğru devam edersiniz. Bakkalımızın önünden geçtikten sonra merkez kabul ettiğimiz Boğazköy Camii’nin bulunduğu meydana gelirsiniz. Camii avlusunda köyümüz kurucusu ve bir zamanlar adını verdiği Şahan bey ve aile fertlerinden bazılarının kabirleri ve eski mezar taşlarını görürsünüz.

                                        

Meydan dan yukarı, köyümüz su deposuna doğru uzanan yol üzerinde pek çok hane vardır. Haneler kimi eski, kimi yeni modern görünüşlüdür ama eskiye oranla içlerinde sürekli yaşayanlar azalmıştır. Haftasonları, tatil zamanları ve yaz aylarında şenlenirler genelde.  Su deposundan devam eden ham yol kömürlük mevkiine kadar gider, mezarığın yanından Kışlaçay yoluna bağlanır. Ormana sıfır bu yoldan Sakarya ovasının muhteşem görüntüsünü anlatmak kelimelere sığmaz.

                   

Köy meydanından Kışlaçay istikametinde yolumuza devam ettiğimizde, solunuzda köyümüz muhtarlığı ve boğazköy spor klübünün binasının bulunduğu alanı görürsünüz. Bu meydanda bir zamanlar köyümüzün ilk camii, köy odası, imam evi, okulu ve fırını varmış. Bu arazinin Sakarya nehrine kıyısı olması izleyenlere güzel panaromalar sunar. Şimdilerde kum ocaklarının meydana getirdiği havuzlar Sakaryanın genişlemesine neden olmuştur.doğal görüntüsünden uzaklaşan panaromamız farklı görseller sunmaktadır. Kömürlük mevkiine kadar yolun sağına soluna serpiştirilmiş evler merkez mahallemizin uzandığı uç noktadır. Günümüzde merkez mahallemizde 47 hane mevcuttur. Köyümüz çıkışında son yerleşke Osman Bey’in çiftliğidir. Sonrasında Kışlaçay ile sınırımızı oluşturan Oluk dere gelmektedir.

               

Ihlamur ağaçlarının çiçeklendiği zamana köyümüz mis gibi ıhlamur kokar. Sırtımızı yasladığımız dağdan gelen bol oksijenli hava ciğerlerimizi doldurur. Yeşilin onlarca çeşidini görürsünüz. Otsu bitkilerin yerden fışkırdığı bir tabiata sahiptir köyümüz. Renk renk çiçekler cok keyifli görseller sunar ayrı ayrı her kıvrımında yolun. Geceleri kuş sesinden uyuyamayabilirsiniz. Çok çeşitli kuşlar, sincaplar oynaşır durur ağaçlarda.

                      

Köy kahvesinin arkasındaki yola inerseniz Sakarya ırmağı ile hemen hemen aynı seviyede olursunuz. Cevizlik mevkiine, oradanda kum ocakları arasından ana yola ve diğer köylere de ulaşabilirsiniz. Olta balıkçılarının vazgeçilmez mekanlarından biridir Sakarya sahillerimiz.

             

Kömürlük mevkiinin altına düşen yerde depremlar sonucu yeryüzüne çıkan kükürtlü suyumuz şifalı olarak Kabul edilir ve pekçok insanın bu sudan ve çamurundan yararlanmak üzere köyümüze geldiği gözlenmektedir.

                                    

Özellikle yaz aylarında köy nüfusu çoğalır. Yöresel yemeklerimizin bir çeşidine rastlamamanız imkansızdır.

Kömürlük mevkiinde köy mezarlığnın geçince orman içine doğru tırmanan ham orman yolu trakingçiler için çok güzel bir parkur sunar. Ayıoynak’tan boğaza doğru giden patikalar kısa bir parkur oluşturur. Boğaz çıkışnı tepeden seyretmenin güzelliği ancak görüldüğünde anlaşılır. Diğer uzun parkur ise maksudiye şelalesine kadar uzanabilmektedir.

                                              

Baharda çiçeklerle bezenir köyümüz. Çeşitli meyve ağaçları birbiri ardına sonu gelmez bir resital gibi güzelliklere güzellik katar.

                        

Kışı ayrı güzeldir. Hele birde kar yağdığında. Orman yapraklarını dökmüş ve karla buluşmuş orman örtüsü ile muhteşem görünür. Hiç erimesin diye aklınızdan geçer. Hele fotoğraf meraklılarının zaman zaman köyümüze yaptığı gezilere denk gelirseniz ne demek istediğimizi daha da iyi anlarsınız.

                         

Dünyanın her yeri gibi köyümüzde bir kanser gibi etrafını tahrip eden etkenlerden, doğal ve insane eliyle yapılan çevre felaketinden nasibini alacaktır. Yok olmadan sizlerde bu doğa güzeli köyümüzü görün…

(Yazan : Sevgi Önder - Fotoğraflar ve Düzenleyen: Serdar Akyay)

 


 
 
Header Pic
left unten right unten