Rüzgarın zaman zaman sert, kimi zaman meltemsi esintisi, sallanan yapraklar, yazın verdiği serinlik kışın verdiği üşüme hissi hafif bir ürperti. Köyümüzün olmazsa olmazlarındandır.

Bogazköy; Sakarya ili sınırları içerisinde Geyve ilçsine bağlı küçük bir köydür. Bilecik – Eskişehir karayolu üzerinde Doğançay sapağından girince 4 km gitmeniz gereken, orman ile insanların ve diğer canlıların kaynaştığı bir ortamdadır. Karşıdan bakıldığında, mevsim yaz ise yapraklardan pek birşey gözükmez. Yeşil içinde koybolur herşey. Yolumuz, Doğançay’dan başlayıp, demirköprüyü de içine alarak kimi zaman Sakarya nehrine nispet yaparcasına kıvrılarak devam etmektedir.

Bir tarafında Doğançay köyü, öbür tarafında Kışlaçay (Yeniköy) sınır komşusudur. Konumunun verdiği iklimsel özelliklerinin başında bol rüzgarlı olması vardır. Geyve ilçesinden adını alan “Boğaz” çıkış olarak köyümüzde son bulmaktadır.
Demir köprüden sonra, çiftlik dediğimiz mevkiiye gelinir. Burada ekime el verişli topraklarımız vardır.
Gelişmeyle paralel olarak köyümüzden yer alarak yerleşenler bulunmaktadır. Bunlardan biri ailece yer alıp yerleşen, hayvan sever kişiliği ile tanınan “Köpek Çiftliği” sahibi komşumuzdur. Bu çiftlik çeşitli ırklara ait köpeklerle birlikte sokak köpeklerine de ev sahipliği yapmaktadır.
Köy’e yaklaşırken Kırmalık Mahallemize çıkan yolda tabelayı görünce saparsınız, geriye dönmenize gerek kalmaz. Bu mahallenin adı, ilk kuruluş sırasında ormanlık alanın kırılarak açılmasından gelmekte olduğu rivayet edilmektedir. Kırmalık mahallesinde bugün 18 hane bulunmaktadır.

Sakarya nehri kıyısına parallel uzanan tarlalarımız, açılan kum ocaklarının su seviyesini düşürmesi ve tarlalarımızın verimsizleşmesi neticesinde verimli tarım yapılamaması bu arazilerde insanlarımızı konut inşaatlarına yöneltmiştir.

Sonra tavuk çiftlikleri başlar. Tek katlı uzun yapılar kendilerini göstermektedir. Aynı zamanda köyün merkezinede yaklaştığınızın habercisidir bu yapılar. Eskiden “germe” diye bilinen küçük derenin üzerinden geçtiğinizde köye girmişsiniz demektir. “Germe” eskiden hayvanların çiflik mevkiine geçip ekili alanlara zarar vermemesi için yapılmış ve gelip geçenlerin açıp kapattıkları ve sürakli kapalı tutulduğu bir köy kapısı idi. “Germe” den sonra hemen yukarı sapıldığında bir başka haneler topluluğuna ulaşılır. Yol ileride biter. Oradaki sakinlerimizle tanıştıktan sonra geri döner ve yolunuza, köy merkezine doğru devam edersiniz. Bakkalımızın önünden geçtikten sonra merkez kabul ettiğimiz Boğazköy Camii’nin bulunduğu meydana gelirsiniz. Camii avlusunda köyümüz kurucusu ve bir zamanlar adını verdiği Şahan bey ve aile fertlerinden bazılarının kabirleri ve eski mezar taşlarını görürsünüz.
Meydan dan yukarı, köyümüz su deposuna doğru uzanan yol üzerinde pek çok hane vardır. Haneler kimi eski, kimi yeni modern görünüşlüdür ama eskiye oranla içlerinde sürekli yaşayanlar azalmıştır. Haftasonları, tatil zamanları ve yaz aylarında şenlenirler genelde. Su deposundan devam eden ham yol kömürlük mevkiine kadar gider, mezarığın yanından Kışlaçay yoluna bağlanır. Ormana sıfır bu yoldan Sakarya ovasının muhteşem görüntüsünü anlatmak kelimelere sığmaz.